A.CEM ŞAHİN, BAŞAŞAĞI-TOPSYTURVY

18 aralık 2018 / 18 ocak 2019

(…) ”A.Cem Şahin son dönem yapıtlarında, uzun yıllar yoğunlaştığı baskı resim,( linolyum / yüksek baskı ) çalışmalarının kaynaklık ettiğini görürüz. Büyük boyutlu oymaların yüzeye basılmış görsellerini yeni bir anlayışla değerlendirerek, parçalayarak, yani bir yap-boz a uğratarak büyük boyutlu yüzeylerde adeta bir pazıla dönüştürüp, bir plastik dil kurma çabası içinde olduğunu görürüz. Bu sayede bir labirente dönüşen yüzeye yeni bir okuma ve anlam kazandırmanın peşindedir.

Barok resmin açık form ve dinamik kompozisyon anlaşındaki gibi süreç gerektiren bir algılamanın plastik sonucunu amaçlar gibidir. Ortaya çıkan konstrüktif, tekstürel doku ve “kremayer dişlisi” gibi “manidar” imgelerin yer aldığı örgünün içinde zaman zaman beliren hüzünlü portreler, grotesk bedenler, kaotik kurgunun içinden bir isyanı imlercesine bize bakarlar. Çizgisel ve lekesel örgüyle oluşan expresyon, girdap etkisi içinde çaresiz devinen figürler, ütopyanın distopyaya dönüştüğünü algılatır izleyene.

İnsanın duygusal kavrayışının sonuçları, spesifik olarak yaratıcı edimin sonucunda yapıta dönüşür.

Yapıta ilişkin okumanın metinsel bir dizgeye dönüştürülmesi en nihayetinde yorumdur, değer yargıları sonucunda ortaya çıkan yeni bir betimleme, sanatçıyla kurulan bir empatinin sözel sonucudur.

Yani, ezcümle aslolan resimdir gerisi laf-güzaftır demek lazım…

MeMeT Güreli

Sergi 18 Aralık’tan itibaren Msgsü Tophane-i Amire KSM Tek Kubbe Salonu’nda 18 ocak 2019 a kadar görülebilir

 


                        					

Huri Kiriş Terra

11 Ekim 2018 / 07 Kasım 2018


 

Çağdaş Türk resminin önemli temsilcilerinden Huri Kiriş’in Terra başlıklı solo sergisi 11 Ekim’de izleyiciyle buluşuyor. Kiriş’in son dönem işlerini göreceğimiz bu serginin odağında insanın dünyayla/toprakla kurduğu mülkiyet ilişkisi, bu çarpık ilişkinin başlattığı ve insanlığı artık topyekün bir yıkımın eşiğine getirmiş olan şiddet döngüsünden çıkma arzusu var. Dünyanın evrendeki yerinden insanın dünyadaki yerine bakan, ancak bu makro ölçekten bakıldığında saçma sapanlığını ele veren insanlık durumunu güncel yıkım imgeleri üzerinden yeniden ve çarpıcı bir boyutta gösteren sergide, kentsel yaşam alanları, bu alanları insanlarla paylaşan hayvanlar, hayvanların kendi yaşam alanlarını yaratıcı biçimlerde dönüştürme ve şiddet döngüsünden çıkma becerisi de dokunaklı bir karşıt-imge olarak yer alıyor. Hayvan ve insanın dünyaya ve toprağa yaşamsal bağımlılığına, bu köklü ihtiyaç ilişkisinin hayvan ve insanın dünyaya bağlanışında ne kadar farklı biçimler alabildiğine, yalnızca bu farkı idrak etmenin bile insanlık için hayati önem taşıdığına bu oldukça karanlık eşikten bakan resimlerde topyekün yıkım yine de insanlık için kaçınılmaz bir son değil, insanca bilemeyişlerden ve doyumsuzluktan beslenen bir tehlike. Tam da bu nedenle Huri Kiriş’in resimlerine bakmak karamsarlık değil farkındalık ve değişim vaat eden bir deneyim.

 

YerTophane-i Amire Kültür Merkezi

Adres: Kılıç Ali Paşa Mah. Defterdar Yokuşu No:2 Tophane Beyoğlu İstanbul

 

Gaia’nın Güncesi, Yonca Saraçoğlu

04.04.2018 / 30.04.2018

Yonca Saraçoğlu’nun Gaia’nın Güncesi başlıklı heykel ve desen sergisi 4 Nisan tarihinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire KSM, Tek Kubbe Salonu’nda saat 18.00’de sanatseverlerin ziyaretine açılıyor. 30 Nisan tarihine kadar açık kalacak serginin küratörü Erkan Doğanay

Yonca Saraçoğlu bu kapsamlı sergide, yeryüzünün insan, hayvan, bitki gibi tüm canlarının güncesini yazıyor.  Savaşlar, büyük göçler, aşırı çoğalma, sınırsız tüketim ve kirletme gibi sıradan (!) insani etkinliklerle hasta edilen Yeryüzü, yani canlı bir varlık olan, evrendeki tek dayanağımız, tüm canlıların birlikte oluştuğu ‘Gaia’, dişi prensip olarak kadınlığın inkar edilen gücünün metaforuna dönüşüyor.  Sanatçı asıl meselesini, “bu gücü ‘Can’la hayat bulan, ‘Gönül’le tinselleşen beden imgesi üzerinden, kadının yeryüzüyle olan ve kendi yaşam döngüsündeki serüvenini irdelemek, efsanevi tarih perspektifinden mitler ve arketipler aracılığıyla sorgulamak” olarak belirliyor.  Yeni üretimlerle önceki çalışmaların bir arada yer aldığı sergide, kolektif bilinçaltından yürüyen tema ve semboller, sanatçının kendi öznelliğinden doğan işlere sızarak büyük anlatının ve ‘Arkaik Panteon’un tamamlanmasına yardımcı oluyorlar.

Seçkideki işlerin ortaklaştığı temalar; potansiyel / koza / ölüm / yeniden doğuş ve dönüşüm, eşik / başlangıç ve kayıp / suçluluk / sorumluluk duygusu ile içgözlem / aydınlanma olarak sıralanabilir.

kaynak: Art Unlimited